Yaşar Kemal (Eylem Buket Görgülü)

Edebiyatımızın 92 yıllık ulu çınarı Yaşar Kemal’den söz etmek istiyorum. Bu büyük ustanın yazdıklarıyla ilgili söylenecek en kısa ve öz cümle “ Yaşadıklarını yazdı onlarda roman oldu”dur.

Kısaca hayatından bahsedecek olursam 6 ekim 1926 tarihinde dünyaya geldi. Bir Türkmen köyünde tek Kürt ailenin çocuğu olarak doğup büyüdüğünü evde Kürtçe köyde ise Türkçe konuştuğunu söylemek mümkün. Bu hususu yıllar sonra Yaşar Kemal, “ Doğduğum Türkmen köyünde kimse bizi Kürt diye ayırmıyor, bizde kendimizi onlardan ayırmıyorduk.” şeklinde anlatmıştır. Gerçekten de Yaşar Kemal romanlarında halkın yarattığı yaşayan Türkçeyi kullanmış ve bize doğal,akıcı Türkçeyi sevdirmiştir.

Yaşar Kemal daha küçük yaşta birçok talihsizlik yaşadı. Henüz 3.5 yaşındayken evlerinin avlusunda koyun kesen eniştesini izlerken bıçak deriden kayıp sağ gözüne saplandı ve sağ gözü kör oldu. Küçük Yaşar bu talihsiz olaydan sadece 1 yıl sonra ise babasının ölümüne tanık oldu. Babasını kaybettikten sonra derin bir üzüntü yaşadı ve kekeme oldu. Kekemelikten de ancak okuma-yazma öğrendikten sonra kurtulabildi.

Onun düşünce ve yazı hayatının şekillenmesinde küçük yaşlarda ozanlardan dinlediği efsaneler ve şiirlerde büyük önem taşımaktadır. Hatta bu onun için büyük bir heves olsa gerek ki kendiside büyük bir ozancasına atışmalara katıldı. İlkokulu bitirdikten sonra karşısına 2 yol çıktı. Ya Aşık rahmi ile Anadolu’yu gezecekti ya da ortaokula devam edecekti. Şimdi okuduğumuz romanlara bakarak kendisinin bir aşık olamadığını fakat çok büyük bir yazar olduğunu anlıyoruz.

Ancak ortaokul macerasını da maddi imkansızlıklardan ötürü yarım bırakan Yaşar Kemal çeşitli işlerde çalışıp hayatını sürdürmeye çalıştı. Bu sırada çok fazla tecrübe edindi ve Çukurova’dan derlediği ağıtlarla Ağıt adındaki ilk kitabını çıkardı. 17 yaşındayken Arif Dino ile tanıştı. Arif Dino kendisine 3 kitap hediye etti ve onlardan biri olan Don Kişot Yaşar Kemal’de derin bir iz bıraktı. Kendisi yıllar sonra “ Don Kişot’u okuyunca yeni bir dünya buldum “ seklinde ifade etti.

Yıllar sonra Adana’da arzuhalcilik yaparken komünizm propagandası suçlamalarıyla karşılaştı. Bu yüzden evi birçok kez baskına uğradı ve taslakları kayboldu. Adana’da katıldığı Komünist Partisi sebebiyle de çok geçmeden tutuklandı. Hapishanede karşılaştığı Hilmi isimli bir eşkıya tarafından bıçaklandıktan sonra mahkeme başkanı ona “ Buradan git seni öldürürler yazık olur” dedi. Bunun üzerine Yaşar Kemal İstanbul’a gitti.

İstanbul birçok şair ve yazara açtığı gibi Yaşar Kemal’e de yeni kapılar açtı. Bunlardan ilki Cumhuriyet gazetesinde fıkra ve röportaj yazarı olarak başlamasıdır. Zaten Yaşar Kemal ismini de ilk kez burada kullanmıştır. Kapıların yanında daha birçok ilkini de yaşadı. İlk öykü kitabı olan Sarı Sıcak’ı çıkardı. Daha sonra edebiyatımızda büyük önem taşıyan İnce Memed’i yayımladı. İstanbul onun hayatını her ne kadar değiştirmiş olsa da o kurgularını hep Adana’da yaşadıkları ve oradaki insanların dramı üzerine oluşturdu. Daha sonraları 2. Abdülhamit’in baştabibi Jak Mandil’ın torunu Thilda Kemal ile evlendi. Bu evlilik ona dış dünyanın kapılarını açtı. 50 yıl süren evliliği ölüm bitirdi. Thilda Kemal öldükten sonra Yaşar Kemal Ayşe Semiha Baban ile ikinci evliliğini yaptı. 92 yıllık hayatına her şeyi sığdıran Yaşar Kemal 28 şubat 2015 tarihinde organ yetmezliği sebebiyle hayatını kaybetti.

Yorumlar

Bu Haftanın Çok Okunanları

Bir Şairin Savaşı (İzel Kaya)

Ne diyor Fazıl Hüsnü? (Fatma Nur Yıldız)