Abdulhamid'in Kurtlarla Dansı (Batuhan Güneş)

 Öncelikle kitabın adından bahsetmek istiyorum.Mustafa Armağan kitabına neden bu
ismi verdiğini şöyle açıklıyor: Bir kargaşa ve kaos ortamında saltanat süren Ulu Hakan’ı ,kurtların
arasında mahsur kalmış bir insan gibi görmektedir.Kurtların etrafını sardığı ve her geçen
dakika ölüm çemberinin daha da daraldığını söyler ve kurtuluşunun yolunu ise şöyle belirtir:
“Kurtlar kendileri gibi ulumayı başaran insana zarar vermez onu kendinden sanırlar.” Sultan
Abdülhamid de 33 senelik saltanatında tam olarak bunu uygulamış,19.yüzyılın sonlarına doğru
çökmesi beklenen Devlet-i Ali’nin çöküşünü tam 40 yıl geciktirmiştir.Saltanatı boyunca muhteşem
ve çok zekice bir siyaset güden Abdülhamid Han tüm ecnebi ülkelere eşit ve dengeli bir
politika uygulamıştır.Hatta Alman’ların önemli devlet adamı olan Otto Von Bismarck, Abdülhamid
Han’ı övmüş : “ Eğer dünyada 100 gram akıl var ise 90 gramı mutlaka Abdülhamid’de,geri
kalanı ise ben ve diğer bazı devlet adamlarındadır. “ demiştir.İşte sonu karanlık olan yolda sefere
çıkan hünkar, hem dıştaki hem de içteki düşmanlarımızı yenmiş,devleti neredeyse yeniden
şaha kaldırma noktasına getirmiştir.

 Kitaptaki anlatımını belgelerle ve kanıtlarla tescilleyen Armağan,kitabını iki seri şeklinde
yazmıştır.İki kitapta da sultanın hasta adamın vücudunda yapılan o amansız ameliyatı kırk
sene geciktirdiği meşakkatlerle dolu dönemi anlatmaktadır.Ayşe Osmanoğlu’nun babasının hayatını
anlattığı kitabında babasının dinine sıkıca bağlı,ilimi,feni seven destekleyen ve lisan öğrenimini
çok önemseyen birisi olduğunu belirtmektedir. Sultan Abdülhamid’in kendini ülkesine
, milletine adadığını biliyoruz.Ama bir diğer bildiğimiz şey ise halka asla yaranamadığıdır. O güzel
insan halkın gözünde yalancı ve dinsiz ilan edilmiş,zat-ı alilerine suikast dahi düzenlenmek
istenmiştir.Halkının tüm kesimlerine eşit muamele etmiş hatta en son Yavuz Sultan Selim’in
orduda yararlandığı Kürt askerlerini, Hamidiye Alayları Sancağı altında toplamıştır.Sultana muhalif
olan bazı önemli kişilere de değinelim:Mehmet Akif Ersoy ve Said Nursi sultana muhalif
olmuşlar , kendisini ağır bir şekilde tenkit etmişlerdir. Ama daha sonradan Abdülhamid Han’ın
değerini anlamışlardır. Mehmet Akif de şiirlerinde ağır bir şekilde tenkit ederken,Safahat adlı
kitabının sonlarında bundan pişmanlık duyduğunu belirtmiştir.Sultan Abdülhamid ,33 seneye o
kadar çok icraat sığdırmış ki,hadi canım bunların hepsi 33 yılda mı yapılmış diyebilirsiniz.

 Abdülhamid’in siyonistlerle amansız mücadelesine değinilmiş hatta toprakları para
karşılığı satmasını istediklerinde şöyle dediğine yer verilmiştir : “ Bu topraklar benim değil
milletin malıdır ve millet onları ancak aldığı fiyata geri verecektir.”
Devrinde o kadar çok önemli olay vardır ki kelimeler yetersiz kalır anlatmada.Bunlardan
birini anlatmadan geçemeyeceğim.Osmanlı-Yunan Savaşı’nı herkes bilir.Osmanlı’nın
savaşı kazandığı ama anlaşma masasında İngiltere’nin kuklası olan Yunanistan’a yenilmesi tam
bir fiyaskodur.Abdülhamid’in tahttan düşmesini isteyen Jön Türkler, bu savaşta ordumuzun yeni
yetme bir devlet olan Yunanistan’a yenilmesi ve böylelikle Abdülhamid Han’ın tahttan düşmesi
için Allah’a dua etmişlerdir.İşte Abdülhamid Han böylesi insanlara karşı koymuştur.Sonrasında
da kardeş kanı akmasını istemediği için tahttan inmeye razı olmuştur,feragat etmiştir. Abdülhamid’den sonra gelen padişahların da kendi özgür iradelerini tam olarak kullanabildiklerini
söyleyemiyoruz.Tam da bu noktada İlber Ortaylı’nın şu sözünü hatırlıyoruz : “Son evrensel
hükümdar , Sultan Abdülhamid’dir.”

 Son olarak şunları söylemek istiyorum:Mustafa Armağan’ın uzun süre üzerinde çalıştığı,
ince eleyip sıkı dokuduğu kitap, o dönemle ilgili her şeyi en doğal haliyle gözlerimizin
önüne sermektedir.Tarihini öğrenmek,tarihi gerçekleri objektif bir şekilde okumak isteyenlere
kesinlikle tavsiye ediyorum.Kitaba dair yığınla yazılabilecek çok şey var ancak nokta koymanın
vakti geldi diyelim.

Kapanışı Enver Paşa’nın askerlerine söylediği söz ile bitirelim : “Yazık Etmişiz!’’

Yorumlar

Bu Haftanın Çok Okunanları

Féodalité(Kürşad Görgen)

Bir Şairin Savaşı (İzel Kaya)

Ne diyor Fazıl Hüsnü? (Fatma Nur Yıldız)